Üstad Necip Fazıl Kısakürek, masanın üzerindeki içi su dolu
"içki şişesi"ni görünce sorar: "Bu ne?"
Cevap verir, oğlu; "Soğuk su için buzdolabına ancak bu şişeleri
koyabiliyoruz..."
İtiraz eder üstad: "Olmaz!"
İzaha çalışır oğlu "Baba inan çok iyi temizledik, bol sabun ve kaynar
suyla yıkadık"
Üstad yine "olmaz" der ve şu ibretli sözler dökülür ağzından: "O
halde oğlum; yarın bir lazımlık bulacak, bol sabun ve kaynar suyla yıkadıktan
sonra çorbanı da bu lazımlıkla içeceksin! İçebilir misin? Hiçbir mahzuru da
yok... Amma velakin; mantığın kabul etse de, ruhun kusar bu çorbayı!"