Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi
 

SİYASET - Gel de Osmanlıyı Anma - Siyaset Gönüllüleri Derneği
   
 Gel de Osmanlıyı Anma

Gel de Osmanlıyı Anma
 Yazı Boyutu

 Tarih : 25.01.2010 - 14:21:48 


Erhan Afyoncu, Osmanlı elçilerini ve onların ülke onuru adına yaptıklarını yazdı Ah nerede eli sopalı o eski diplomatlarımız İsrailin, Büyükelçimizi küçük düşürme girişimi Osmanlı dönemindeki cabbar-cevval elçileri gündeme getirdi.


Erhan Afyoncu, Osmanlı elçilerini ve onların ülke onuru adına yaptıklarını yazdı
Ah nerede eli sopalı o eski diplomatlarımız!
İsrail'in, Büyükelçimizi küçük düşürme girişimi Osmanlı dönemindeki cabbar-cevval elçileri gündeme getirdi.
Yabancı diplomatların Osmanlı Devleti'nin gururu ve onuruna karşı yaptıkları teşebbüsler, Osmanlı diplomatlarının tavizsiz tavırları karşısında başarılı olamamıştı.
Üçüncü Selim dönemine kadar yurtdışında daimi Osmanlı elçilikleri yoktu. Herhangi bir mesele olduğunda Osmanlı elçileri ilgili devlete gider ve işleri bittikten sonra geri dönerlerdi.

Osmanlı elçileri, yabancı ülke topraklarına girdikten sonra belirlenen güzergâh üzerinden yollarına devam ederlerdi. Her ne kadar gittikleri ülke tarafından kendilerinin emniyeti için asker, mihmandar ve tercüman tayin olunmuşsa da davranışlarında son derece bağımsız idiler. Maiyetlerine verilen tercümanların nasıl davranacaklarından askerlerin nasıl selama durmaları gerektiğine kadar her şeyi kendi anlayışları doğrultusunda düzenlerler ve aksi davranışların zuhuru halinde derhal müdahale ederek gerekli tavırları sergilerlerdi. Osmanlı elçilerinin emniyetlerini temin için yabancı devlet tarafından refakatlerine verilen askerlerin kılıçlarını çekerek selama durmalarından rahatsız olup, derhal müdahale etmişlerdi. 1748'de Viyana'ya gönderilen Osmanlı elçisi Mustafa Hatti Efendi'nin ve 1739'da Avusturya ile sınırın çizilmesine katılan Ebu Sehl Numan Efendi, böyle bir hadise yaşamış ve duruma müdahale edip sorunu çözmüşlerdi.


Mehmet Emnî Paşa da 1740'ta Rusya topraklarına girdikten sonra Rus askerlerinin yalınkılıç selam durmasından, çadırı etrafında nöbet tutmalarından, trampet ve boru çalmalarından hoşlanmamış ve bu uygulamaları kaldırtmıştı. Osmanlı elçisi o kadar etkiliydi ki çariçenin çocuğu olduğu haberini alan Ruslar, Mehmet Emnî'den izin almadan bu durumu kutlamak için top bile atamamışlardı. Rus topraklarında bir süre yol alan Osmanlı elçilik heyeti Petersburg'a nehir yolundan gitmek için gemiye bindiği zaman bir sürprizle karşılaşmıştı. Gemide haçlı bayrakları asılıydı. Osmanlı elçisi, bunun üzerine bu duruma müdahale edip, gemideki haçlı bayraklarını indirtmişti.


DEVLET GURURU
Diplomasi ile alakalı eserler incelendiğinde, Osmanlı Devleti'nin muhatabı olan devlet diplomatları da her fırsatta diplomat muhatabını taciz etmeyi ve onun şahsında devletinin gururu ve onuru ile oynamayı denemek istemişler fakat hemen her defasında Osmanlı diplomatlarının tavizsiz tavırları karşısında niyetlerine nail olamamışlardı.
Sınırlarda yapılan elçi mübadelelerinde dikkat edilen husus, ilk hareketi veya ziyareti yapmamak ve muhatabını ayağına getirmek ve böylece de devletini yabancı devletler nezdinde temsil ederken onurunu da korumaktı. Mesela, 1748'de Avusturya'ya elçi olarak giden Mustafa Hatti Efendi, Dalya isimli şehre geldiklerinde, kendisini karşılamaya gelmeyip konağına çağıran o bölgenin generali Gaudagni Ascanus'un tüm ısrar ve tehditlerine rağmen yanına gitmemişti.


1739'dan sonra Rusya ile sınır çizimi görüşmelerine katılan Ahmet Meramî Efendi, Rus generali Repnin Vasile'nin ilk ziyareti kimin yapacağı ve Azak kalesinin yıkımının ağırdan alınması gibi konulardaki tavırlarına çok kararlı cevaplar vermiş ve görüşmeyi istediği şekilde sonuçlandırmıştı.


OSMANLI ELÇİLİKLERİ
Osmanlı İmparatorluğu Üçüncü Selim'e kadar diğer devletlere daimi elçi göndermemişti. Avrupa devletleriyle ilişkileri bunların İstanbul'da bulunan elçileri vasıtasıyla yürütülürdü. Ancak dışa­rıda elçi bulunmaması yüzünden Avrupa hakkında sağlıklı bilgi alınamıyordu.
Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa, Avrupa'yı tanımak gerek­tiğini fark eden ilk Osmanlı sadrazamıydı. Avrupa devletlerinin İstanbul'daki elçileri ile düzenli ilişki kurdu. Ayrıca Osmanlı tari­hinde ilk kez Avrupa devletlerine elçi gönderdi. Elçiler sadece askeri ve ticari antlaşma yapmaya gitmemişlerdi. Avrupalı dev­letlerin askeri gücü ve devlet yapısı ile ilgili bilgi edineceklerdi. İbrahim Paşa Viyana'ya (1719), Yirmisekiz Mehmed Çelebi Pa­ris'e (1720-1721), Nişli Mehmed Ağa Moskova'ya (1722-1723) elçi olarak gittiler. Bu elçiler gittikleri yerde gördüklerini anlatan raporlar hazırlayarak sadrazama sundular.


Üçüncü Selim döneminde Avrupa'daki Osmanlı çıkarlarını korumak için Avrupa'nın önemli merkezlerinde devamlı kalacak ikametgâh elçilikleri açıldı. İlk ikametgâh elçiliği 1793'te Londra'ya açıldı ve ilk elçi Yusuf Agâh Efendi'ydi.


OSMANLI DİPLOMASİSİ
Türkler'in savaşta kazanıp ma­sada kaybettiği klişe haline gelmiş bir sözdür. Sanki Türkler hiç diplomasiden anlamıyor, saflıkları ve bilgisizlikleri yüzünden Avrupalı diplomatlar tarafından kandırılıyor gibi anlatılır. Os­manlı İmparatorluğu'nun son zamanlarında bazı savaşlarda galip gelinmesine rağmen yapılan antlaşma­lardan kayıpla çıkılmıştır. Ancak bunun sebebi Os­manlı diplo­matlarının maharetsizliği değil, İngiltere, Fransa ve Rusya gibi devletlerin baskılarıdır.
Osmanlı tarihi boyunca yapılan antlaşmalar, görüşme sü­reçleri ve uygulamaları ile birlikte iyi incelenirse çok maharetli diplomatların olduğu ve birçok antlaşmanın Osmanlı lehine neticelendirildiği görülür.
Rektör olduktan kısa bir süre sonra üniversitesini 15-20 yıl önce kurulmuş birçok üniversiteyle aynı seviyeye getiren Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Ali İbrahim Savaş'ın Osmanlı Diplomasisi, Mustafa Hattî Efendi'nin Viyana Sefaretnamesi ve Tedbirat-ı Pesendide isimli eserlerinde Osmanlı diplomasisinin bilmediğimiz birçok yönüne ve Osmanlı elçilerinin gittikleri ülkelerde Osmanlı devlet vakurunu nasıl koruduklarına dair birçok örnek vardır.

 


  Editör :  şükrü yavuz

 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 5 Puan Verildi
 Kaynak :  Siyaset Gönüllüleri Derneği

 Kategori  SİYASET

18 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
 Köşe Yazıları

ŞÜKRÜ YAVUZ

ŞÜKRÜ YAVUZ ¬
Bir Vatanın Bekası Geliyor Aklıma

Musa Gümüş

Musa Gümüş ¬
FARKLI OLMAK UĞRUNA

Muzaffer Ayanoğlu

Muzaffer Ayanoğlu ¬
Gerekçesiz “EVET”

Tarik Gonen

Tarik Gonen ¬
Neden CHP, BDP ve MHP’ciler Hayır - Ülkücüler ve Sağduyulu Vatandaşlar Evet Diyor?

Alper BALIKÇI

Alper BALIKÇI ¬
Ülke yönetimini verelim yargı ve ordunun eline ülkeyi istedikleri gibi yönetsinler.

EMİNE YILDIZ

EMİNE YILDIZ ¬
FAZLA EMPATİSİ OLAN VARMI?
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
V for Vendetta V for Vendetta
V For Vendetta V olarak bilinen maskeli bir adam, geleceğin totaliter rejimle yönetilen İngilteresinde korkuyla sindirilmiş halkına egemenliği geri verebilmek için şiddete başvuran biridir. V İngiltere halkını, kendisiyle Guy Fawkes gü...

Rotschild Ailesi:Dünyayı Yöneten Aile
Batsın Bu Dünyanın Özeti
Korku Kültürü Belgesel İzleyin
Farklı, Ama Bir Arada Yasamak
Aynadaki Düşman Belgeseli İzle
Yalanlar Üstüne
Çıfıt Karanlığından, Çıfıt Çarşısına
Pusulanızı Şaşırmayın
Türk demokrasisinde tarihî dönüşüm
 
 Takvim
11  Eylül 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 8
 Dün : 19
 Toplam : 4040
 Ip No : 38.107.191.85
     

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 





REFERANDUM | SİYASET | OLMAZSA OLMAZ | SAĞLIK | GÜNCEL | ÇEVRE | SANAT | EKONOMİ | FAALİYETLER | ASIMIN NESLİ | TEKNOLOJİ | ENERJİ POLİTİKASI | TÜZÜK | YÖNETİM | İLETİŞİM | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2009- Siyaset Gönüllüleri Derneği - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.

0,89 saniye.